Beklemek Üzerine
"8 harfli bir kelimedir" dedi, "mutluluk nedir?" diye sorduğunda karısı. Çünkü onlar için mutluluk, sözlüklerde mutlu kelimesinden sonra gelen bir isimdi sadece. Bizzat şahittim. Kavga bile edemiyorlardı. İletişimsizlikten kavga edebilirlerdi olsa olsa. "biz bugün hiç kavga etmedik hadi bi kavga edelim" minvalinde iç sesleri olurdu genelde. Bazı kelimeleri yalnız sözlüklerde yaşayabiliyor bazı insanlar. Kelimeler olmasa mutluluğun ne olduğunu bilmeyenler var. Neyden kaynaklanıyor bu bilmiyorum, belki erteleme, belki de bekleme arzusu. Hiç mutlu olmayı beklediğinizi hissettiniz mi? "Falanca gün geldiğinde çok mutlu olacağım." Ne güzel bekliyoruz hiç fark ettiniz mi? Oysa yazar şöyle diyor, "Hayatta ne çok şey yıllar alıyor!" Çok haklı değil mi? Bazen biz de bu kategoriye giriyoruz, ne yazık. Hayat algısı tariflerden ibaret bir görme engelli gibiyiz. Yalnızca tarif edilmiş, tecrübe edilmemiş.
Sözü fazlaca dolandırdım. Aslında sadece bir sorum olacaktı, mutlu olmak için beklemek çok saçma değil mi?