eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Eylül 2011

Yol


         Uzun zamandır trenle seyahat etmedim ben. Şimdi, o uzun zaman yine devam edecek, bense onu boylamasına kesen anakronik bir zaman diliminde, yine bir arabaya binip ülkenin diğer ucuna doğru yol alacağım. Yolda, her zamanki gibi radikal kararlar alacak, şu veya bu sebep aklıma gelince kendi kendime söylenecek, hayıflanacak, sevinecek, üzüleceğim. Ama en çok uzayıp giden elektrik direklerine bakacağım elbet. Tıpkı melankolik filmlerdeki gibi, çocukluğumdan kalma ve diğer tüm çocuklara özgü o alışkanlıkla; ben bakarsam daha da uzayacaklarını düşüneceğim. Ben bakmazsam kısalırlar belki. Hem, kimse bakmazsa ne diye koymuşlar onları?

         Hiç konuşmayacağım yanımda oturanla. Çünkü yanımda oturanlarla konuşmaya inanmam ben. En fazla birkaç saat sonra bir daha hiç görmeyeceğim birine neden hayatımın çetelesini anlatayım ki? Susacağım. Muhtemelen yine benim not defterime aldığım küçük notlara merakla bakacak. Bir süre sonra vazgeçecek, çünkü hiç okuyamayacak, yazım çok kötüdür.  Nasıl olsa okuyamaz diye, ben onun hakkında da notlar alabileceğim. Sonra gece olacak. Sonra yine gündüz olacak, garip olacak.

            Aylardan eylül, unutmayın. Eylül seyahat ayıdır. Eylül en çok değişen aydır. Çünkü eylül en devingen aydır. Bir sesi bile vardır.  Bütün bütün, tastamam şiirler yazılmıştır eylüle. Çünkü eylül böyle bir aydır işte. Tren daha yavaş gider aslında. Otobüsler bazen çok uzak götürüyor insanı.  Çok kızıyorum kendime, böyle şeyler düşünerek çıkılmaz, ama hep yollarda geçiyor vaktim. Bağışıklık kazanmaz mı hiç, insan? Hep bana ait olmayan memleketlerde yaşıyorum sözgelimi. Şimdi gittiğim yer de, bu ayrıldığım yer de, bana ait değil. Benim değil. Doğduğum ya da büyüdüğüm, ya da denilene göre bir “kütüğümün bağlı bulunduğu yer” bile değil. Ama insan nüfus kâğıdına göre yaşamıyor ki. Kendi memleketimde de sıkılırdım, buna da eminim. Aslında şu an gidiyor oluşum da bundan değil mi?

          Eylül şiirleri okumuyorum artık, en çok Cansever’den uzak duruyorum. Ve tüm bunlar kafamın içinde gezinirken, bana böyle düşündürten kitabı* erişemeyeceğim bir rafa kaldırıyorum.


*o kitap: Albert Camus, Tersi ve Yüzü