10 Aralık 2011

Sherlock Holmes'un Maceraları, Beirut vb.





Okuldaşım ve yanında pek çok kişi daha haksız yere tutuklandı. Çok sıkıcı bir gün. Sevinç dün bir saat sürdü, sonra yine sıkıntı. Şaşırmak, hâlâ şaşırabilmek güzeldi oysa ki.

Her şeyi bırakıp çalışmam gerek. Bu sefer fonda Beirut, öykü çeviriyorum, yeni bir kitap projesi var. arkadaşlarımla kolektif kitap çeviriyoruz bu sefer. Dünya, öykü çevirdiğim noktada durabilir mi, lütfen?  Kurmaca düzen bir yerlere atsam kendimi, olmaz mı? Gerçeklik çekilmiyor artık. Elbet vardır bir yolu. Vardır vardır, olmalı. 





                                                         Beirut-In the Mauseloum





.







6 yorum:

  1. ben de ufak kurmaca bir dünya istiyorum. bu istek fonda beirut'la iyi gidiyor; doğru tercih :)

    YanıtlaSil
  2. Kurmaca, gerçekten daha gerçek geliyor bana. Çünkü gerçek denileni alakasız insanlar kuruyor. Sanki senin, benim gerçeğimiz gibi dayatıyorlar. O çekilmeyen gerçeklik sanki böyle gerçeklik, bizim değil, dışımızda gibi. Öyküleri de kendi gerçeğimize dokundukları ölçüde seviyoruz galiba. Kurmaca daha çekilebilir, daha bizimdir.

    "Dil bizim, fikir bizim, gerçeklik iddiasında bulunmak zorunda olmama ayrıcalığına da sahibiz - mon Dieu, stay fictional ve sahiciliğin canı cehenneme!" Juli Zeh

    YanıtlaSil
  3. white rabbit, kurmaca dünyalara ettiğim seyehatler yetmemeye başladı. aynı şeyi hissediyormuşuz demek.

    negatif, ne güzel demiş öyle Zeh, sahiciliğin canı cehenneme! :)

    bu alakasız insanların gerçek diye yutturmaya çalıştırdıkları uydurmalardan çok sıkıldım. üstelik düşünmekten de çok sıkıldım. diyor ya Dostoyevski "ne kadar çok düşünürseniz can sıkıntınız o kadar artar" diye, aynen öyle.

    ve kurmaca, gerçekten daha gerçek. kesinlikle öyle. sen öyle diyince hayal ettiğim şeyler olmadığında kitaplarıma sığındığım zamanları hatırladım. o zaman da hayallerimi kitaplarda gerçekleştirirdim. ve onların "gerçek" dedikleri şeyler hoşgörülebilir hale gelirdi.

    ama bu işte bir yanlışlık yok mu? gerçekler neden bu kadar göreceli? o zaman neden gerçek ki onlar? ya da gerçekten gerçeklerse bile, bazısının gerçeği neden bir başkasını bu denli acıtıyor? sanki bazıları sırf başkalarına acı çektirmek için kendine ilkeler edinmişçesine.

    YanıtlaSil
  4. yorum yazdım buraya. karamsar şeyler söyledim diye sildim.

    Dostoyevski de ne güzel demiş :) çok düşünmesek sanki daha iyi.

    YanıtlaSil
  5. haklısın, -eğer başarabilirsek- çok düşünmeyeliyim.

    YanıtlaSil
  6. çok düşünmek değil de başka şeyler düşünsek böyle kötü hisler getiren düşünceler geldiğinde.

    mesela beyrut'u da gezmek lazım. sokakta falafel falan. mis. denemek lazım.

    alıntı yapıcam: -boş veeer- dedem.

    YanıtlaSil

Aklınıza gelenleri buraya bırakabilirsiniz.